Komşunun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Komşunun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2016 Çarşamba

Tarlaya Giderken Komşunun Gelinini Siktim!

Selamlar. Ben Cüneyt, Çukurova Üniversitesinde okuyorum. Yaz tatillerinde aileme yardım için sürekli Urfadaki köyümüze giderim. Köyde tarlalarımız var, bizimkiler geçimlerini ekip biçerek sağlıyorlar. Tarlalarımız köyümüzden baya uzakta olduğu için sabahleyin erkenden kalktık ve hep birlikte tarlaya gittik. Daha saat 12 olmuştu ki soğuk suyumuz bitti. Babam da beni buz getirmem için eve yolladı. Eve geldim buzu aldım, poşetin içine koydum, tekrar tarlaya gitmek için yola koyuldum. Ben yola çıkınca bizim komşumuzun
gelini de ev işlerini bitirmiş, o da kendi ailesine buz götürüyordu. Tarlalarımız birbirine yakın olduğu için birlikte yürüdük. Tarlalara giden iki yol var, birisi uzun ama köprüden gidiliyor. Diğeri ise kısa ama dereyi geçmek lazım, biraz yokuşlu, kayalıklı ve birde o yolda çok yılan çiyan oluyor. Yani erkek olmadan kadınlar ordan gidemezdi... Ben kısa yoldan gidecektim. Komşumuzun gelini, “Ben de senle kısa yoldan geleceğim.” deyip takıldı peşime. Birlikte yokuşu indik, dereye geldiğimizdeyse ben paçalarımı dizime kadar kaldırdım. Gelin de eteğini kaldırdı, eteğin altından paçası lastikli şalvar giymişti, şalvarını dizine kadar çekti. Gelinin buz poşetini de aldım ve dereyi geçmeye koyulduk. Derenin içinden geçerken gelin dengesini kaybetti suya düştü. Üstü başı sırılsıklam olunca acayıp göründü gözüme, elbisesi üstüne yapışınca çok seksi olmuştu. Kolundan tuttum Nazlıyı kaldırdım (gelinin ismi Nazlı) ve dereyi geçtik. Nazlı bana, “Cüneyt sen burada bekle, ben elbiselerimi sıkayım da biraz kurusun.” dedi. Ben de, “Tamam, hadi seni bekliyorum!” dedim. Kayalıklar çok olduğu için iki kayanın arasına girdi, orda üstünü çıkartacak, eliyle sıkıp silkeledikten sonra kurutup giyecekti... Nazlı iki kayanın arasına girince, şeytan beni dürttü. Zaten karısızlık başıma vurmuştu, gizlice izlesem bir şey olmaz diyerek, tepeyi biraz çıktım, ordan da kayaya tırmandım. Nazlı beni görmüyordu, ama ben onu ayna gibi görüyordum. Arkası bana dönüktü, şalvarını çıkarmış sıkıyordu, ama eteği üstündeydi. Şalvarını sıktıktan sonra kayanın üzerine serdi biraz güneşte kurusun diye. Sonra eteğini de çıkarttı. Off ne güzel bacakları vardı, süt gibi. Yuvarlak götü muhteşemdi. Ben dalmış Nazlıyı izlerken, o da eteğini yan taşın üstüne koymak için döndü, dönünce de beni gördü. Şaşkınlıktan ne yapacağını bilmiyordu, olduğu gibi çömeldi. Çömelince de amı aralandı. Amı biraz kıllıydı ama çok güzeldi. Ben (zaten olan olmuş diyerek) kayadan atladım Nazlının yanına indim. Kendisine yaklaştığımı görünce kaçmak istedi, kolundan yakaladım ve “Eğer rezil olmak istemiyorsan sesini çıkarma, iki dakika işimizi görüp gideriz!” dedim. Nazlı elimden kaçmak isteyince, Nazlıyı hemen kayaya yatırdım ve üstüne çıktım. Altımda daha debeleniyordu, ama kaçışı da yoktu. Hemen pantolonumu ve külotumu çıkarttım. Baktı vermeden kurtulamayacak, biraz sakinleşti. Ben de hemen kıllı amına yumuldum, Klitorisini ağzıma aldım emmeye başladım. Elimle de memelerini okşuyorum. Amı sulanmıştı, am dudaklarını emiyor, dişliyor, dilimi amına sokup gezdiriyordum. Nazlı, “Ne olur acele et, biri gelecek rezil olacam!” diye yalvarıyordu. Haklıydı, fazla zamanımız yoktu. Hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, sikimin başını amına soktum ve birden yüklenerek kökledim. Nazlı, “Ahhhh, amımı yırttın, yavaş ol!” diye bağırdı. “Tamam canım!” diyerek içinde biraz bekledikten sonra git gellere başladım. Nazlı artık kendini bırakmış, zevkten, “Aaah oooof haaadiii aslanım sik Nazlı gelini! Ooof ne güzel sikiyorsun! Ohhhhh!” diye inlemeye başladı. Ben de, “Kocandan daha mı iyi sikiyorum?” diye sordum ve yavaşladım. “Hemde bin kat daha iyi, hadiii durma, devam et!” dedi ve tırnaklarını sırtıma geçirerek beni kendine çekiyordu. “Artık kocan ben olacam!” deyip pompalamaya devam ettim. “Tamam yiğidim, hadiii daha hızlı sik karını, amım sana kurban olsun!” dedi... 15-20 dakika siktikten sonra Nazlı gelin üçüncüye boşalmıştı ve ben de artık boşalmak üzereydim, “Geliyorum, içine mi dışına mı boşalayım?” diye sordum. Nazlı da, “İçime boşalt dölünü yiğidim!” deyince, sarsılarak ve böğürerek müthiş bir şekilde içine boşaldım. Nazlının üstünden kalktığımda, Nazlı iki üç dakika öyle durdu. Ben de, “Kalkıyorsan kalk, yoksa birdaha sikerim!” dedim. Nazlı hemen kalktı. Sırtı, kalçası ve baldırlarının arka tarafları kum olmuştu, dereye gitti yıkandı. Ben de külot ve pantolonumu giydim, Nazlıyı bekliyorum. Nazlı dereden geldi, üstünü giydi, şalvarını ve eteğini giyecekti, ben bir daha beline sarıldım, amını okşadım. Nazlı, “Yeter, geç oldu, gidelim!” dedi. Nazlıya, “Her gün sen mi buz götürüyorsun tarlaya?” diye sordum. “Evet, ben götürüyorum!” dedi. “Tamam, artık hergün birlikte götürürüz!” dedim. Nazlı benden kurtuldu, şalvarını ve eteğini giydi, ordan uzaklaştık... Yokuştan çıktık, artık tarlalara yaklaşmıştık. Yolda Nazlı bana, “Ben üç yıldır evliyim, kocam üç yılda senin gibi sikmemişti, en fazla iki dakika sikini içimde tutabiliyor. Ama birdaha senle o işi yapmam, çekirge bir zıplar, iki zıplar, üçüncüsünde kendini ele verir. Ben sik yüzünden ölmek istemiyorum. Sen de peşimi bırak!” dedi. “Hayır Nazlı, peşini bırakmam. Bir kere daha yapalım, peşini öyle bırakırım, söz!” dedim. “Olmaz, yakalanırız ikimiz de yanarız!” dedi. “Tamam söz, birkere daha sikişelim, artık sana karışmam. Hadi, olur değilmi?” dedim. Nazlı gelin başını salladı, “Tama ama nerede yapalım? Bu günkü gibi olmaz, her an biri gelebilir!” dedi. Ben de, “Yarın seninkiler tarlaya gidince ben geleyim evinize!” dedim. “Hayır sen gelme, ozaman sizin evinizde de kimse yok, sizin ev daha uygun, ben gelirim!” dedi, anlaştık. Akşama kadar tarlada çalıştıktan sonra ailemle eve döndük. Babama, “Yarın merkeze gideceğim, biraz işim var, işimi bitirdikten sonra akşam olmadan gelirim.” dedim. Babam da, “Tamam.” dedi. Sabah oldu, saat 5 idi, bizimkilerle birlikte ben de kalktım. Bizimkiler tarlaya gidince pencereden Nazlı gelinin evine baktım. Nazlınınkiler de tarlaya gittiler. Nazlı da hemen ev işlerini yapmaya başladı. Yarım saat geçti, baktım Nazlı yola çıktı ve tarlaya doğru gidiyor. Benden kaçıyordu, sinirden patlamak üzereydim, amına koyduğumun oruspusunu şimdi gidip yolda sikmeli diye düşünürken, birisi en arka odanın penceresini tıklatıyordu. Hemen arka odaya gittim ki, Nazlı! Kimse görmesin diye tarlaya gider gibi gitmiş, evimizin yanından geçmeden hayvan avlusuna girmiş, evin arkasından pencereden içeri girmek için pencereyi tıklatıyordu. Nazlıyı görünce sinirim geçti, hemen pencereyi açtım, elinden tutarak içeri girmesine yardımcı oldum... Pencereyi kapatır kapatmaz Nazlıya yumuldum, dudağını öptüm, elimle de memelerini yoğuruyorum. Nazlı gelin temkinliydi, “Kapı kilitli mi?” diye sordu. Hemen bir koşu kapıyı kilitledim tekrar Nazlıma döndüm. Nazlının üstünü çıkarıp çıplak bıraktıktan sonra ben de hemen soyundum. Nazlıyı dıvana uzatıp bir daha dudağını öptüm, boynunu, ensesini, kulakmemesini sırayla emip yalıyordum. Ordan da memelerine geldim, elimle yoğururken biryandan da yalıyorum, göğüsuçlarını dişliyorum. Nazlı inliyor, “Aaah ooof ne güzel yalıyorsun kocacığım!” diyordu. Memelerinden yalayarak göbeğine, ordan da kasıklarına, en son Klitorisini ağzıma aldım emiyorum. Parmaklarımı da amına sokunca Nazlı gelin sarsılarak orgazm oldu. Amının sularını da yalarken göt deliğini de okşuyorum. Nazlı da eliyle başımı amına bastırıyordu. Burnumu amına sokup, sağ sol, ileri geri yapıyordum. Nazlı kendinden geçmiş, “Ne olur artık sik beni, hadiii, yalvarıyorum, bitirdin beni!” diye inliyordu... Bacaklarının arasında yerimi aldım, sikimle sulu amına fırça atıyorum. Nazlı amını kaldırıp sikime ulaşmak istiyor, “Sookkkk artık yeteeer!” diyordu. Bir hamlede amına girdiğimde, Nazlı bir “Ooohhhh!” çekti. Başladım Nazlının amında gidip gelmeye. Sikim Nazlının amında dans ediyordu resmen. Nazlı kaç orgazm yaşadı bilmiyorum, inleye inleye sürekli orgazm oluyordu. Amı vıcık vıcıktı. Ben daha boşalmamıştım, Nazlının üstünden kalkıp yere ben uzandım, Nazlı da üstüme çıktı, amını sikimin üstüne koydu ve oturdu. Sonra deli gibi oturup kalkmaya başladı. İkimiz de nefes nefese kalmıştık. Ona, “Nazlı hızlı ol, geliyorum!” deyince, Nazlı daha da hızlandı. Ben tüm vücuduma kramp girmiş gibi kasılmaya ve titremeye başladım. Tam boşalmak üzereyim Nazlı birden üzerimden kalktı, “Nazlı niye kalktıınnnn?” demeye kalmadı, sikimi ağzına aldı ve döllerimin hepsini yuttu. Benim şaşkınlıktan ağzım uçuklayacaktı, “Vaaayyy Nazlı geline bak! Bunu da nerden öğrendin köylük yerde?” diye sormadan edemedim. Nazlı da, “Sağlık ocağına İstanbuldan yeni gelen hemşire anlatmıştı birkeresinde. Hep merak ederdim nasıl birşey diye, fakat utandığım için kocama yapamamıştım. Hoşuna gitmedi mi yoksa?” dedi. “Bayıldım!” dedim. Daha kahvaltı yapmamışım, Nazlı da yapmamış, aç acına sikişmekten susamıştım. Ben gittim su içmeye, geri geldiğimde Nazlı giyiniyordu. “Nazlı ne oldu? Niye giyiniyorsun?” dedim. “Artık gitmem lazım!” dedi. “Hayır Nazlı hanım, birdaha yapmadan hiçbir yere gidemezsin!” dedim ve elinden elbiseleri alıp yere attım. Nazlı şaşırmıştı, “Bir kere daha mı yapacaksın?” dedi. “Evet!” dedim. “Benim kocam bir kere yaptı mı bir hafta yapamaz!” dedi. “Eee kızım, ben kocanmıyım? Seni akşama kadar sikebiririm!” deyip Nazlıyı okşamaya başladım. Nazlıyı yere yatırıp hemen 69 olduk. Nazlı sikimi yalarken ben de Nazlının amını yalıyordum. Nazlının götünü parmaklamaya başladığımda, “Ne yapıyorsun? Orası göt!” dedi. “Biliyorum, seni götten sikecem!” dedim. “Yahu amım dururken götümü ne yapacaksın?” dedi. “Dedim ya, götünü sikecem! Kocana götten hiç verdin mi?” dedim. “Hayır vermedim, ama amcamın oğlu beni götten 4-5 kere sikmişti!” dedi. “Acımışmıydı?” dedim. “Evet, ama az acımıştı!” dedi. Ben de, “Ben acıtmadan sikerim! Hadi kalk domal!” dedim... Nazlı kalktı ve domaldı. Hemen arkasına geçtim. Sikimi önce amına yerleştirdim, bir iki git gel yaptım, sikim ıslanmıştı ve amından çıkarıp götüne dayadım. Fakat girmiyor. “Nazlı kendini kasmazsan daha kolay olacak!” dedim. Nazlı kasmayı bırakmış benle konşuyordu, birden Nazlının götüne yüklendiğimde yarısı girmişti. Nazlı, “Aaah götüm parçalandı, ne olur yapma, gel amdan sik beni!” diye bağırdı ve durmam için yalvarmaya başladı. Biraz durdum ve birdaha abandım, yine “Aaah!” dedi ama bu sefer sesi daha yavaş çıkmıştı. Biraz daha durdum ve götünde git gellere başladım. Bu arada amını da elliyorum. 5 dakika geçmişti ki Nazlı zevkten inlemeye başladı. “Ne oldu Nazlıcığım?” dedim. “Oooof ne güzel sikiyorsun, amcamın oğlu götümü sikerken bukadar zevk almamıştım! Götüme koyuyorsun amımdan boşalıyorum! Haaadiii yiğidim daha hızlı sik götümü!” dedi. Harbiden Nazlının amı vıcık vıcık olmuş, amının suları elime akıyordu. 20 dakika kadar Nazlının götünü siktim ve götüne boşaldım... Nazlı kalktı, giyindi ve “Ben artık gidiyorum!” diyerek çıkmak için pencereye yöneldi. “Nazlı birdaha nezaman sikişeceğiz?” diye sordum. “Söz verdin, birdaha sikişmeyeceğiz! Senin beni istemenden daha fazla istiyorum, ama seninle sikişmek uğruna ölmek de istemiyorum, eğer devam edersek illa ki birgün biryerden hata yaparız, yakalanırız, o zaman beni kesin öldürler!” dedi ve pencereden atladı, geldiği gibi sessizce kayboldu.

11 Mart 2016 Cuma

Komşunun Oğlu Beni Sikti



 Adım Akile. 48 yaşında, az kilolu, 1.70 boyunda, kapalı bir kadınım. Kocam 55 yaşında, ince yapılı (aslında oldukça zayıf demek daha doğru olur) ve uluslararası bir nakliyat şirketinde TIR şöförlüğü yapıyor.

24 yaşında bir kızım var, 2 yıllık yüksek meslek okulunu bitirdi, şimdi İzmitte büyük bir AVM de Vardiyalı çalışıyor. Kocamla Sex hayatımız 1999 yılındaki depremi yaşadığımız gece bitti, yani kocamın siki birdaha kalkmadı.

Kocamın gitmediği doktor psikolok kalmadı, yine de durumu düzelmedi. Ben de ozamandan beri sikişmeye hasret kaldım. Eh burasıda küçük bir belde, herkes birbirini tanır, ne kadar yarrağa aç olsamda, dedikodudan çekindiğim için kimseyle bir halt edemedim, taki yan komşumun 18 yaşındaki Oğlu Osmanı kadınlar gününde arka bahçede 31 çekerken görene kadar...
Bizim evler yan yana ve bahçe içindedir. O gün yan komşum Fikriyenin günüydü. Yaz mevsimi olduğundan güne katılan bütün kadınlar Fikriyenin ön verandasında toplanmış, çay pasta kurabiye eşliğinde laflıyorduk. Bir ara kadınlardan biri benden dantel örneği sorunca, alıp getirmek için kendi evime geçtim. Arka odadan dantel örneğini aldım, tam döneceğim gözüm Fikriyenin arka bahçedesindeki Osmana takıldı.


 Osman (yan komşum Fikriyenin oğlu) asmanın altında 31 çekiyordu. Annesine gelen kadınları görünce azmıştı anlaşılan. Perdeyi hafif aralayıp biraz dikkatli baktığımda odun gibi yarağının damarları çıkmış, nasıl da ovalıyordu anlatamam. O anda tahrik oldum ve resmen amım sulandı. Kolay değil, 11 yıldır kocamla tık yok yatakta.

 Durdum Osmanın 31 çekmesini seyrettim. Seyrederken elim kendiliğinden külodumun içine kaymış, amımı okşamaya ve parmaklamaya başlamıştım. Osman fışkırmaya başladığında içim gitti resmen. Ben de amımı ovarak orgazm olmuştum. Neyse, toparlanıp tekrar Fikriyelere gittim, ama kadınlarla sohbet ederken hep aklım Osmanda ve onun o muhteşem yarağındaydı...

O gece dayanamayıp, dolaptan taze ve irisinden bir Patlıcan alıp, yalnız yatağımda Osmanı düşünerek kendimi tatmin edip, amımın ateşini söndürdüm ve uyudum. O günden sonra ikide bir Osmanı ufak tefek işlerde yardım isteme bahanesiyle evime çağırıp firikikler veriyordum. Tabi gözüm sürekli önündeydi. Osman da frikik verdiğimde çaktırmadan bakıyor ve önü kabarıyordu. Ama bir girişimde bulunmuyordu, belki de annesine söylerim diye korkuyordu çocukcağız. Bu böyle bir iki hafta daha devam etti ve ben artık daha da azmış ve dayanamaz hale gelmiştim.


 Anladım ki ben birşey yapmazsam Osmandan bir girişim olmayacaktı. Ve osmana bir numara yapmaya karar verdim. İçime siyah iç çamaşırları giydim, üstüme beyaz ince bir triko bluz giydim ve ön dekoltesini de açtım. Südyenim olduğu gibi görünüyordu. Uzun, siyah, önden düğmeli eteğimi de giydim ve ön düğmelerininin alttan 4 tanesini açtım ki baldırlarım görünsün diye. Mutfakta lavabonun altındaki sifonu çekip musluğu biraz açtım ve yere su akıttım. Sonra da ‘Lavabo bozuldu’ diye, bakması için Osmanı çağırdım...

Osman lavaboyu tamir etmeye geldi. Mutfakta çömelip lavabonun alt dolabının kapağını açtığımda Osman küloduma kadar görüyordu. Hafif eğildiğimde ise göğüslerimin çatalı neredeyse burnuna yapışacaktı. Bolca sürdüğüm parfüm de cabası. Osman hemen, “Sadece sifon yerinden çıkmış Akile teyze!” diyerek sifonu yerine taktı. Ama gözlerini benden ayıramıyordu, önü deseniz resmen çadır kurmuş, yarağı şortunu delecek gibiydi. Osmana lavaboyu tamir ettiği için teşekkür edip, planımın ikinci kısmına geçtim.


Çömeldiğim yerden kalkarken, yarı domalmış bir haldeyken acı bir “Ahhhh!” çektim ve elimle belimi tutarak, “Offf belimmm!” diye sızlandım ve o pozisyonda kaldım. Osman hemen, “Ne oldu Akile teyze? Birşeyin yok ya?” dedi. “Belim tutuldu galiba! Yardım et, beni kaldır ve yatağa götür lütfen, belime bıçak saplanmış gibi hissediyorum!” dediğimde, Osman hemen arkama geçip koltuk altlarımdan tutup yavaş yavaş beni kaldırmaya çalışırken kalçamı Osmanın önüne yasladım, yarağını resmen kalça yarığımda hissediyordum. Ben arkamı yasladıkça o da götüme iyice abanıyordu ve yarağı taş gibi sertti...

Sonunda Osmanın yardımıyla ahlaya puflaya ayağa kalktım. Güya belimin ağrısından yürüyemiyorum diye Osmanın boynuna kolumu doladım da yürüyorum. Osman da belime sarılıp beni yatak odama götürdü. Beni yatağın kenarına oturtup yavaşça yatağa yatırmaya çalışırken ben de iki kolumu boynuna dolayıp destek alıyordum. Sırtım yatağa değdiğinde (kollarımı boynundan bırakmadığım için) Osmanı da üzerime çekmiştim ve vücutlarımız birbirine yapışmıştı.


Osmanın kazık gibi yarrağını tam amımın üzerinde hissediyordum. Osman o anda sanki niyetimi anlamıştı, ama yine de çekiniyordu. Üzerimden kalktı ve “Nasıl oldu, belin hala çok ağrıyor mu Akile teyze?” diye sordu. “Çok berbat ağrıyor...” dedim. “Akile teyze istersen yüzüstü dön de belini ovayım!” dediğinde, “Oh çok iyi olur valla!” deyip yavaşça döndüm ve yüzüstü uzandım. Osman da yatağa çıktı, bacakarama yanaşıp iki eliyle belimi ovmaya başladı. “Şu bluzümü yukarı sıyır da ov!” dedim...

Osman Bluzümü boynuma kadar sıyırdı ve önce belimi okşar gibi ovma başladı. “Oh iyi geliyor valla, biraz daha sert yap ve hep aynı yeri ovma, sadece belim değil bütün sırtım ağrıyor!” dedim. “Tamam Akile teyze!” diyerek yukarı doğru kaydı ve sırtımı, südyenimin kopçasının olduğu kısmın etraflarını ovmaya başladı. Bir ara parmakları südyenimin yanlarından göğüslerime kaymaya başladığında, “Sütyenimi çöz de rahat yap!” dedim. Hiç sesini çıkarmadan südyenimin kopçasını çözdü ve sırtımı ovmaya devam etti.


Elleri yanlardan göğüslerimin yanlarını da okşamaya başladığında ben resmen ıslanmaya başladım ve gözlerim kapalı olarak ufak ufak zevkten inliyordum. Osmanın elleri arda sırada tekrar belime iniyor ve belimi ovarken başparmaklarını da eteğimin bel kısmından içeriye hafif hafif sokmaya çalışıyordu. Osmana, “İstersen eteğimi çıkar da buruşmasın! Hem oralarım da çok ağrıyor, oraları da ov!” dediğimde, Osman eteğimin arka fermuarını indirdi ve eteğimi bir çırpıda çekip çıkardı...

Artık sadece külotla kalmıştım. Osman baldırlarımın üzerine oturdu ve bacakları bacaklarıma temas halindeydi. Bir an üzerime uzandı ve yarrağı neredeyse külodumu delecek gibiydi. O an bir “Oohhhhh!” çekerek götümü hafif yukarı kaldırıp yarrağına bastırmaya başladım. İşte o anda Osman da omuzlarımdan tutarak iyice abandı ve ensemde Osmanın dudaklarını hissettim. Ensemi, boynumu ve omuzbaşlarımı öperek götüme kerkiniyordu. Artık ok yaydan çıkmıştı. Amım da berbat sulanmış ve vıcık vıcık olmuştu.


 Ellerimi arkaya atıp külodumu aşağı sıyırdığımda, Osman da bir anda doğrulup, önce kendi şortunu sonra benim külodumu çıkardı. Ben sırtüstü dönüp baktığımda, Osmanın damarlı yarrağı oldukça şişmiş, başı nereyse morarmıştı. Elimi atıp yarrağını tuttum ve çekerek, “Ağzıma yaklaştır şunu!” dedim. Osman yukarı kayarak göğüslerimin üzerine oturur gibi pozisyon aldı ve yarrağını ağzıma uzattı...

Önce yarrağının başını öpüp dilimle birkaç kez daire çizdikten sonra ağzıma aldım ve emmeye başladım. Daha 10-15 saniye geçmeden Osman kasılmaya başladı. Boşalacaktı, ama kendini zor tutuyordu. Ben daha seri emmeye başlayınca döllerini gırtlağımdan mideme doğru fışkırtmaya başladı. Tüm döllerini yutup yarrağını yalayarak temizledikten sonra, yarrağını ağzımdan çekti ve göğüslerimden aşağı kayarak, göğüslerimi yalamaya öpmeye ve emmeye başladı.


Göbeğimi de yaladıktan sonra, bacaklarımı ayırıp başını amıma gömdü ve amımı yalamaya başladı. Bu işi çok iyi biliyordu kerata, diliyle sikiyordu amımı. Ben artık kopmuştum, inlemelerim resmen böğürmelere dönüşmüştü. Yarım saate yakın yalayarak iki kere orgazm etmişti beni. Saçından asıla asıla amımdan zorla uzaklaştırabildim dilini. Kollarından tutup yukarı çektim ve “Hadi sokkkkk!” diye seslendim. Osman yarrağını amımın dudaklarına sürtmeye başladı. Ben dayanamıyordum, “Sok artık yeter, sok şunu!” dedim...

Osman amımın dudaklarını parmaklarıyla ayırıp yarrağının başını amımın deliğine dayadı ve belimi iki eliyle tutup beni kendine çekerek aynı zamanda da yüklendi. Yarağı bir anda ve tümden köküne kadar girmiş ve içimi doldurmuştu. Öyle bir “Ooohhhhhhhh!” çektim ki anlatamam. Sanki içim yarılmıştı, yarağının damarlarını amımın en ücra köşesinde bile hissediyordum. Osman yavaş yavaş gidip gelmelere başlayınca, altında nasıl kıvrandığımı görmeniz, şehvetten nasıl sesler çıkardığımı, zevkten nasıl inlediğimi duymanız lazımdı.


 Osman gittikçe hızlanan hareketlerle amıma pompalarken ben de bu arada yeniden orgazm olmaya başlamıştım. Orgazm kasılmalarımdan dolayı bütün vücudum Jöle gibi titriyordu. Tırnaklarımı Osmanın sırtına geçirip yüksek sesle bağır bağıra boşaldığımı hatırlıyorum. Osmanın da boşalması yakındı, birden daha da hızlandı. Nasıl sikiyor ama, taşakları kalçama şap şap vura vura...

Benim Ahh'lamalarım ve Ohh'lamalarım arasında, Osman, “Geliyorummm!” diyerek birden içime fışkırmaya başladı. Aman Tanrım ne muhteşemdi. Osman göğüslerimden birini ağzına almış emerken, ben çıldırmış gibi başımı sağa sola sallayarak bir kez daha orgazm oluyordum. Osmanın fışkırması bittiğinde üzerime yığıldı kaldı, ama o koca yarağı hala içimdeydi. O vaziyette bir süre soluklandık. Osman yana devrildiğinde, yatakodamın kapısında duran kızım Şeydayı ile göz göze geldik. Tabi hemen toparlandık. Osman şortunu ve tişörtünü yarım yamalak giyip, kaçarcasına fırladı evden çıktı gitti. Ben de kızımı oturtup herşeyi açıkladım ve kızım da bana hak verdi.

Herkese bol sikişli günler diliyorum!

Akile